Hayat sürekli bir akıştır;her şey değişiyor,hareket ediyor.Hiçbir şet sabit değil,hiçbir şey kalıcı değil.Senin tüm yaşamını mahvedecek olan kalıcı bir aşk anlayışı sana verilmiştir.Zavallı kadından kalıcı aşk bekleyeceksin ve kadın senden kalıcı aşk talep edecek.
Aşk ikincil hale gelecektirkalıclık öncelikli hale gelecektir.Ve aşk öylesine narin bir çiçektir ki onu kalıcı olmaya zorlayamassın.Plastik çiçeklerin olabilir,insanların sahip olduğu şey budur :Evlilikleri,aileleri,çocukları akrabaları eşi dostu her şey ama her şey plastiktiktir..Plastiğin son derece ruhsal bir yanı vardır;O kalıcıdır(Tanrı-Aşk).Senin yaşamın belirsizliği kadar Aşk ta belirsizdir.Ve yarın burada olduğunu söyleyemessin.Yaşamın sürekli olarak değişiyor;çocukluktan gençliğe orta yaştan yaşlılığa,ölüme,sürekli değişiyor.Hiç bir maddesel var senin ebedi aşk ihtiyacını karşılayamayacaktır karşıladığını sandığın şeyler aşk değil bağımlılıktır..
30 Eylül 2014 Salı
Aşk nedir ?
Bu soruyu sormak zorunda olmamız üzüntü vericidir.Her şey doğal akışında iken ne olduğunu herkes bilirdi.Fakat,aslen hiç kimse bilmez ya da çok nadiren bir kimse aşkın ne olduğunu bilir.Aşk en nadir tecrübelerden biri haline gelmiştir.Evet,onun hakkında konuşulur,onun hakkında filmler çekilir ve öyküler yazılır,oana ilişkin şarkılar bestelenir.Televizyon programlarda,radyolarda,dergilerde onu göreceksin ; aşkın ne olduğunu sana göstermek için muazzam bir endüstiri mevcuttur.Aşkın ne olduğunu anlama endüstirisinde birçok insan çalışmaktadır.Fakat aşk hala bilinmeyen bir olğu olarka kalır.Ve o en iyi bilinenlerden biri olmalıdır.Bu tıpkı birisinin yiyecek nedir sorusunu sorması gibidir.Birisi gelip bu soruyu sorsa şaşırmazmıydın? Sadece bir kimse en başından beri aç kalmış ve asla yiyeceğin tadına bakmamış olsaydı bu soru anlamlı olurdu.Bu Aşk nedir sorusuyla aynıdır.Aşk ruhun gıdasıdır ancak sen aç kalmışsındır ruhun aşkı elde edememiştir, bu yüzden senin sen tadını bilmiyorsun.Bu nedenle soru anlamlıdır ancak üzüntü vericidir.Benden yiyecek almıştır böylelikle beden hayatta kalmıştır.Ancak ruh gıda alamamıştır,bu yüzden de ruh ölüdür yahut o henüz doğmamıştır ya da o her zaman ölüm döşeğindedir.
Aşktan En iyi Şekilde Faydalanmak
Aşkın kalıcı olması gerektiğini düşünme.Ve bu senin aşk yaşamını daha güzelleştirecektir çünkü sen bugün birlikte olduğunuzu ve yarına ayrılacağınızı bilirsin.
Aşk senin yuvana taze,hoş kokulu bir esinti gibi geli.Ve onu,varoluş ona izin verdiğin süre boyunca kalacak olan tazelik ve hoş kokularla doldurur.Ve sonra da dışarı gider.Tüm kapılarını kapatmaya çalışmamalısın aksi halde aynı taze esinti kesinlikle bayat hale gelecektir.Hayatta her şey değişiyor ve değişiklik güzeldir o san giderek daha çok tecrübeler,daha çok farkındalıklar daha çok ve daha çok olğunluk sunar.
Aşk senin yuvana taze,hoş kokulu bir esinti gibi geli.Ve onu,varoluş ona izin verdiğin süre boyunca kalacak olan tazelik ve hoş kokularla doldurur.Ve sonra da dışarı gider.Tüm kapılarını kapatmaya çalışmamalısın aksi halde aynı taze esinti kesinlikle bayat hale gelecektir.Hayatta her şey değişiyor ve değişiklik güzeldir o san giderek daha çok tecrübeler,daha çok farkındalıklar daha çok ve daha çok olğunluk sunar.
Aşkı şarabını içenler bilir..
Çok girift,karmaşık bir şeyin anlaşılması gerekiyor.Eğer aşık değilsen yalnızssındır.Eğer aşıksan gerçekten aşıksan yalnız başına olursun..Yalnızlık üzücüdür;tek başınalık üzücü değildir.Yalnızlık bir tamamlanmamaşlık duyğusudur.Sen birine ihtiyaç duyarsın ve ihtiyaç duyulan kişi mevcut değildir.Yalnızlık karanlıktır,onda hiç ışık yoktur.Karanlık bir evdir,birisinin ışığı yakmasını beklemek ve beklemektelir.Tek başınalık yalnızlık değildir.Tek başınalık kendini tam olduğunu hissetmen anlamına gelir.Bu durumda hiç kimse yoktur,sen yeterlisin.Ve bu aşkın içersinde gerçekleşir.Aşıklar tek başlarına olurlar,aşkın aracılığı ile sen içsel bütünlüğüne dokunursun.Aşk seni bütün hale sokar.Aşıklar birbirlerini paylaşırlar fakat bu onların ihtiyacı değildir taşan enerjilerinin bir kapta birikmesidir..
Osho..
Aşk öğrenilmez.Aşk geliştirilmez.Geliştirilmiş aşk, aşk bile olmayacaktır.O gerçek bir gül olmayacaktır o plastik bir çiçek olacaktır.Bir şeyi öğrendiğinde,bu onun dışardan gelen bir şey olduğu anlamına gelir,o içsel bir gelişme değildir.Ve şayet aşk hakiki ve sahici olacaksa o her zaman yüreğinle olmak zorundadır.Aşk yegane dindir yegane Tanrı'dır.Yaşanması gereken yeğane gizemdir.Aşk anlaşıldığında sem tüm ermişleri dünyanın tüm mistiklerini anlamış olacaksın.O zor bir şey değildir o senin kalp atışın nefes alışın kadar basittir.O sana gelir o sana toplum tarafından verilmez.Ve vurğulamak isrediğim nokta budur.Aşk doğuştan gelir..
Kollektif bilinçten bireysel bilince..
Bizler ana rahmine düştüğümüz andan beri mensubu olduğumuz ülkenin geleneklerine göreneklerine göre yetiştirildik.Bu gelenek anlayışını kendi potasında eritebilenler başarılı sayıldı başaramayanlar ise kedi misali sokağa atıldı.Gelenekten kasıtımız din,eğitim sistemi hatta ve hatta evimizin içerisindeki yaşantımız bu kurallara dahil..Kısaca doğduğumuz andan itibaren devamlı ama devamlı hiç aksatmadan şuna inan buna inan şu bayrağa sahipsin bu ülken için öleceksin bunu yapmassan kafirsin savaştan kaçarsan adam öldürmessen bizden değilsin vs.. sonu gelmeyecek saçmalıklar..Ve bu saçmalıkların sonu nereye varacak o da belli değil.Toplumumuz doğduğu günden beri bu saçmalıklar yüzünden kendini boğulmuş işe yaramaz gibi hissediyor,yayımlanan haberler de dünya genelinde insanlığın psikolojik olarak yoğun bir depresyon içerisinde yaşadığı tespit edilmiştir.Ve bu durumdan daha da vahimi insanlar bu durumdan kurtulmak için kendini alkole,televizyona,internete vermiştir.Dünyadaki veri araştırma kurumlarınca yapılan incelemelerde bu kanıyı destekliyor.Ve insan bu durumdan kurtulmak için tamamiyle kendi sorumluğunu üzerine almalıdır.Kollektif biliçlilik yerine bireysel bilinçlilik yaşamımızda ana felsefemiz olmalıdır ancak o zaman insanlığın kurtuluş gerçekleşebilir.
29 Eylül 2014 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)